Düşünseli

Çarşamba, Nisan 18, 2007

Türkiye'nin durumuna dair

Bir hafta evi boş bırakırsan geldiğinde evin soyulmuş olur. Arabanı 50 kat kilitlemeden hayatta bırakamazsın, çalınır. Şanslıysan teybin çalınır. İnsanlar 300-500 YTL için yakın akrabalarını öldürürler. Küçücük çocuklar sokakta oynarken kanalizasyona düşüp ölürler. Yollarda ki "kaza" ların haddi hesabı olmaz. Ülkenin kaynakları futursuzca çarçur edilir veya peşkeş çekilir. İnsanlar birbirlerine zerre kadar güvenmezler. Yolda biri düşse, kimse dönüp de arkasına bakmaz. Camiye giderken en kötü ayakkabılar giyilir zira iyi ayakkabılar kesinkes çıkışa kadar çalınmış olacaktır.

Bu, gurur duyduğumuz ve her yerde göğsümüzü gere gere varlığını şöyledir böyledir diye anlattığımız Türkiye resmi ile hiç mi hiç uyuşmuyor değil mi? Oysa, atalarımızdan duyduğumuz (duyduğumuz diyorum zira ben hiç görmedim) ve hatta yurt dışında tanınan "Misafirperver" Türkiye nasıldı? İnsanlar birbirlerine sonuna kadar güvenirlerdi. Kendileri yemezken, alınterleri ile kazandıklarını komşuları ve yoksullar ile paylaşırlardı. Tanıdık tanımadık birisine birşey oldu mu yedi düvel yardıma koşar, yeterince yardım etmeyen ayıplanırdı. İnsanlar evlerinin kapılarını kilitlemeyi ahaliye ayıp sayarlardı. Devletin hiç birşeyi olmamasına karşın insanlar kişisel servetleri ile birşeyler yapmaya çalışırlardı.

Ne kadar ileri(!) gitmişiz görebiliyor musunuz?

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home