Düşünseli

Perşembe, Mart 15, 2012

Hastaliklar artiyor (mu?)

Son zamanlarda herkesin dilinde hastaliklarin arttigi ile ilgili sikayetler var. Kanser artti aman onu yemeyelim, cep telefonuyla konusmayalim, kursun bazli boya kullanmayalim vs. Kalp krizleri artti, hafif yiyelim, egzersiz yapalim vs. Alzheimer artti aman ne yapsak bilemiyoruz vs. vs. vs. :)

Uzun zamandir bunu "yahu arkadas, eskiden ecel varmis, simdi ecel'in ne oldugunu biliyoruz" diye acikliyordum. Halen de bunun dogru bir aciklama olduguna inaniyorum, ama bir eklentiyle. Eskiden hastaliklar azken (!) insanlarin ortalama yasam beklentileri 50 yili gecmiyordu, Ben cocukken bile 60'ini gecmis bir insan "yasli", 70'ini gecmisse "bir ayagi cukurda" olarak degerlendiriliyordu. Bugun ise ABD'de ortalama yasam suresi 78, dunya genelinde yasam beklentisi 70 yilin uzerinde. 90'li yaslarini yasayan insanlari gormek cok normal. Insanlarin torunlarinin cocuklarini gormesi hic de anormal degil. Bu acidan bakinca, onbinlerce yildir 50 sene yasamak icin evrimlesmis olan vucudun bir anda  (30-40 yil icinde) iki kati kadar uzun sure yasatilmasi dogal olarak bazi fonksiyonlarin vucudun tamamindan once bozulmasiyla sonuclaniyor.

Insan vucudu bu kadar hizli evrimlesemeyecegine gore, yasam suresi arttikca biyolojik ve/veya mekanik yedek parcalar da kacinilmaz olacak.

Cuma, Mart 09, 2012

Ataturkculere yol haritasi

- En begenmediginiz insanlara gidin. Cunku size zaferi getirecek olanlar en begenmediginiz insanlar olacak. Insanlara isim takmayin, hor gormeyin. Siz toplantilarinizi kapali kapilar ardinda "elit" bir kitle ile yaparken digerleri sizin istemediginiz ameleler, kapicilar, evsizler, garibanlar, fakirler vs. insanlara erisip onlari yandas ediniyorlar.
- Sokaga cikin. Sehrin en pejmurde mahallelerine, orada siritmayacak kiyafetlerle, grup olarak "gozlem yapmaya" degil sahsen oralari tanimak icin, otobusle gidin. O insanlarin yasadiklari hayatlari, zorluklari anlamaya calisin.
- Baskasindan beklemeyin. Ataturk gaz vermek icin "Turk insani caliskandir" dediyse de, hepimiz biliyoruz ki bu dogru degil. Cogunlugu maalesef tembel ve bu Ataturkculer icin de gecerli. Egolarinizdan arinip, maddi ve manevi kendinizden vermeyi kabul edip, sahsen kollari sivayip camurun icine dalmadikca bir iyilesme beklemeyin. Hep konusup baska birinin tasin altina elini sokmasini bekleyerek gidilebilecek yer belli. Sonra "yahu yine neden olmadi" da demeyin.
- Yapacaginiz faaliyetlerde mukemmeli aramayin. Sadece Yapin, bir yerden baslayin. Zamanla mukemmellesecektir zaten. Buyuk salonlarda binlerce kisiye zaten birsey anlatamazsiniz. Komsunuzla ve ailenizle baslayin. Sonra evlerde, parklarda, cay bahcelerinde, kahvelerde, ilce merkezlerinde, minibus duraklarinda devam edin.
- Mesajinizi iyi tasarlayin, net bir sekilde verin. Sadece yapilacak bilgilendirmenin cok iyi tasarlanmasi, amacini asmamasi, sikici olmamasi, kisa da kalmamasi onemli. Profesyoneller bu konuda elini tasin altina sokmali. En azindan basta, konusmacilar fikirleri hazmedene kadar, konusmayi yapan kisilerin kisisel gorusleri degil, organize olarak hazirlanmis dokumanlar ve araclar kullanilmali. Aynen profesyonel egitimlerde oldugu gibi.
- Ataturk'un bir "Insan" oldugunu idrak edin ve benimseyin. Cok akilli ve yetenekli bir insandi muhakkak ama Ataturk'de bir insandi ve hatalari vardi. O'nu soylemlerinizde mukemmellestirdikce hatalarini aciklamakta ve kabul etmekte zorlaniyorsunuz ve o da digerlerinin isine yariyor. Bunu sizin karsinizda "Ataturk'u ilah edindiler" diye kullaniyorlar ve bu bir cok insani yanlis yola sevk etmelerini kolaylastiriyor. Unutmayin, onemli ve degerli olan Ataturk'un bustleri, resimleri, esyalari degil, onun dusunceleridir.
- Bugun baslayin. Yarini, haftayi veya bir sonraki secimlere bir ay kalmasini beklemeyin. Calismaya hemen baslayin.